Darbenin Gizli Emirleri!

Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir tarafından hazırlanan 6 Mayıs 1997 tarihli “Batı Harekat Konsepti” başlıklı gizli belgede “irtica” ile mücadele adı altında yapılması gerekenler anlatılıyor.

[Devamı]

İşte infaz timlerinin lideri!

Silopi ve Cizre'de yapılan kazılardan sonra Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan 8 kişiden bazıları bölgede "Sarı Levent" olarak bilinen...

[Devamı]

Abd'den ithal İnternet Hurafesi


Ali Murat Güven'in araştırması

Yeni bir internet hurafesi daha:

Amerikalı maktul, "kabir azabı kurbanı"na nasıl dönüştü(rüldü)?

Şimdi anlatacağım "internet efsanesi"nin Türkiye kamuoyunda yayılışının yaklaşık üç-dört aylık bir geçmişi var. Ancak, bu kısa süre zarfında ülke çapında o kadar çok insanın elektronik posta adresine gönderildi ki (görüp de ibret almam için bana bile ardarda üç-dört kez geldi!) milyonlarca kişi bu tüyler ürpertici öyküyle şimdiden tanışmış durumda...

Dinî içerikli propaganda yapma çabasındaki söz konusu gönderi; bir kaç kare fotoğraf ve ona eşlik eden ayrıntılı bir haber metninden oluşuyor.

Fotoğraflarda, çekimden en fazla bir-iki hafta önce öldüğü anlaşılan orta yaşlı bir insanın çürümeye yüz tutmuş cesediyle karşılaşıyoruz. Ki değişik açılardan çekilmiş olan bu kareler, böylesi görüntülere alışık olmayanlar için son derece sarsıcı...

Fotoğraflara eklenmiş haber metninde aktarılan bilgiler ise özetle şöyle:

18 yaşındaki Ummanlı Müslüman bir delikanlı, rahatsızlanınca babası tarafından hastaneye kaldırılır. Genç yaşına rağmen içki, sigara ve uyuşturucu gibi bir dizi kötü alışkanlığa sahip bulunan adam kısa süre sonra da hastanede vefat eder ve cesedi babası tarafından hastanenin gasilhanesinde yıkatılarak İslâmî kurallara uygun biçimde toprağa verilir.

Ancak, acılı baba bir kaç saat sonra oğlunun bedeninde var olması muhtemel bir başka rahatsızlıktan kuşkulanır ve yetkililere başvurarak mezarın açılması talebinde bulunur.

Topu topu üç saat sonra tekrar açılan mezarda, yetkililerin ve babanın karşılaştığı manzara tek kelimeyle dehşet vericidir. Simsiyah saçları olan o gencecik çocuk gitmiş ve yerine bedeninin her tarafı kabirde meleklerden yediği dayaklardan dolayı çürük içinde kalmış, bu ağır darp sonucunda fizyonomisi tamamen değişmiş ve saçları "korkudan" bembeyaz olmuş yaşlı biri gelmiştir.

Bu noktada, metni yayına hazırlayan propagandacı bizleri "kabir azabı"nın ne denli korkunç bir şey olduğu konuşunda üstüne basa basa uyarıyor ve yanına Kur'an'dan bazı âyetler ve ayrıca Peygamberimiz'den hadisler ekleyerek bu korku duygusunu iyice artırmaya çalışıyor. Fotoğraflar da onun ifadesine göre, "feth-i kabir" (mezarın açılması ve cesedin çıkartılması) işleminden hemen sonra Ummanlı resmî yetkililer tarafından hastanenin morgunda çekilmiş.

Bu traji-komik öykünün ayrıntılarını daha fazla aktarmaya gerek duymuyorum. Çünkü, artık böyle şeyleri okumaktan da anlatmaktan da içime fenalıklar geliyor. Zaten, gelen mesaja eşlik eden kan revan içindeki fotoğrafları daha ilk gördüğüm anda, bu konu benim için bütünüyle kapanmıştı. Çünkü, "kanıt" olarak sunulan karelere o tarihten önce bambaşka bir adreste rastlamıştım. O yüzden, öykünün aktarımını da kısa keseceğim. İsteyenler, adına özel olarak internet sitesi açılmış olan bu kepazeliği bütün ayrıntılarıyla aşağıdaki adresten okuyabilirler.

http://www.thegodisone.com/kabir/index.htm

Şu kadarını söyleyeyim ki yukarıdaki sitede anlatılanların istisnasız hepsi "yalan"...

Fotoğrafların, anlatılan kişiler ve mekanlarla uzaktan yakından hiç bir ilişkisi yok. Propagandacının -ucuz korku filmlerini andıran- iddiasına kaynak teşkil eden ürkütücü fotoğrafları, bundan en az iki yıl önce, dünyaca ünlü şiddet görüntüleri sitesi www.rotten.com'da görmüştüm. Olayın kahramanı durumundaki kişi ise ne aslen Ummanlı, ne Müslüman, ne de esmer olan biriydi. Kırsal bir bölgede cinayete kurban gitmiş olan sarışın ve orta yaşlı bir Amerikalıydı bu...

Birileri bu talihsiz adamı katletmiş, sonra cesedini yarı çıplak bir durumda yakınlardaki ormana atmış ve güvenlik güçleri de cesedi bir kaç hafta sonra bulmuşlardı. Açık hava koşullarında uzunca bir süre kaldığı için de doğal olarak cesette gözle görülür deformasyonlar ve renk değişimleri başlamıştı. Sarışın kişilerin saçlarına bu rengi veren pigmentler, bedenin ölümünden sonra sert güneş ışığı altında yavaş yavaş beyaza dönüşürler. O yüzden, fotoğrafları gördüğümde dikkatimi ilk çeken şey de kurbanın saçlarının sarıdan beyaza çalar bir görünüm alması olmuştu. Ve herşeyden daha önemlisi de, "Babası tarafından hastanede gusül abdesti aldırıldı, sonra da cenaze namazı kıldırılıp toprağa verildi" denilen bu kişi, böyle bir dinî ritüelden sonra herhalde "slip" tarzı bir iç çamaşırı ile gömülmüş olamazdı. Ama bizim Ummanlı Müslüman mevta, her nedense fotoğraflarında beyaz iç çamaşırıyla poz vermekteydi. Sanırım, bütün dikkatini "Nasıl daha korkutucu olabiliriz" konusuna verdiği için, bu önemli ayrıntı öyküyü hazırlayan kişinin gözünden kaçmış.

Meçhul propagandacı, uzun uzadıya aktardığı yalanlarına son noktayı ise bir "posta formu" ile koyuyor. Formun başına "Bu yazıyı ve fotoğrafları arkadaşına e-posta ile gönder" yazılmış. Ayrıca, sitenin adını da "God is one" (Allah birdir) koyarak, aklı sıra öyküye evrensel bir nitelik kazandıracak ve bunu uluslararası propagandada da kullanacak büyük tebliğ ustamız. Oysa ki fotoğrafların asılları, bu siteyi okuyacak kişi için topu topu bir tuşluk mesafede durmakta. Ama dünya cahillerin gözünde çok geniş ve kaçıp saklanması oldukça kolay bir yer olduğundan, bizim yalancı için de böyle ayrıntıların hiç bir önemi yok. Bir gün birilerinin aynı anda hem kendi sitesini hem de www.rotten.com'daki ilgili sayfaları ziyaret edebileceğini ihtimalden bile saymıyor.

Merak edenler için www.rotten.com'daki özgün adresi veriyorum. Rotten, iki yılı aşkın süredir sitesinde tuttuğu 8 kareden oluşan bu polis fotoğrafları grubuna "Vücutta çürümenin erken aşamaları" başlığını koymuş. Uzmanlık alanı kan ve vahşet fotoğrafları olan bu sitede, savaş, cinayet ya da kaza sonucu öldürülmüş daha yüzlerce insanın görüntüsüyle karşılaşabilirsiniz. Ancak, doğrusu ya, oturup hepsine tek tek bakmanızı tavsiye etmeyeceğim. Siz en iyisi konumuzla ilgili olan karelerle yetinin.

http://poetry.rotten.com/blonde/  (anasayfa'da ortadaki link)

İmanlar bu denli zayıf, Müslümanlar da bu denli donanımsız oldukça, kabul etmek gerekir ki ülkemizde ve İslâm dünyasındaki hurafeler de hiç bitmeyecektir. Merak ediyorum; bu mesajı alan milyonlarca insandan bir teki olsun, mesaj sahibine "Yahu, dur bir dakika birader" dedi mi, "Allah'ın o nurlu melekleri Latin Amerika ülkelerinin polis karakollarından fırlamış görünümlü birer işkenceci midir? Biz, bize gönderilen kutsal metinlerden 'kabir azabı' denilen olgunun fiziksel bir gerçeklik olarak yaşanmayacağını biliyoruz. Elimizdeki bilgilerden, onun ruhsal düzlemde oluşacak, ama fiziksel acılarımız kadar gerçekçi biçimde hissedeceğimiz bir ceza olduğunu anlamaktayız. Eğer her mezara giren bu şekilde falakaya yatırılıyorsa, o halde bedenleri mumyalandığı için günümüze kadar mükemmel durumda kalmış onca eski Mısır firavunu, ayrıca yakın çağın mumyalama teknikleriyle korunma altına alınmış olan Lenin ve Mao gibi tanrıtanımaz liderlerin bedenleri bu yöntemle dayak faslından kurtulmuş mu oluyor? Bu dünyadan, öldüğünde yüzüne son derece huzurlu bir ifade sinen nice kötü kalpli insan ve öldüğünde bedenlerinden yarım kiloluk bir parça dahi kalmayan nice şehit kişi gelip geçti. Bir insanın ölüm sonrasında Yaratıcı'dan ödül mü yoksa ceza mı gördüğünü, bedeninin genel geçer görünümünden mi çıkartırız, yoksa bizlere öte âleme ilişkin olarak verilen sağlam bilgilerden mi?"

Gerçekten merak ediyorum, söz konusu mesajı aldıktan sonra bunları aklıselim biçimde düşünen bir tek Allah'ın kulu oldu mu... Düşman bombalarıyla bedeni lime lime olmuş, cenazesi tabuta konulamayacak kadar ufalanmış bir şehidin o an itibarıyla evrenin en mutlu insanı olabileceğini, ama cesedi bin bir ihtimamla toprağa verilen, üstüne üstlük kameralara iyi görünsün diye bir de makyaj yapılmış olan bir ateistin ise aynı anda tarifsiz acılar içinde kıvranabileceğine inanan tek kişi ben miyim şu câmiada?

İnsanların en basit bir günahlarında bile üzülüp gözyaşları döken melekleri "kana susamış işkenceci vahşiler" olarak tasvir ederek, bu şiddet kültürü üzerinden kitleleri kendince hidayete ulaştırmaya çabalayan seni kuş beyinli!

Senden önceki bütün o sürüsüne bereket cahiller ordusu gibi sen de hata yapıyorsun ve senin gibilerin hatalarının kafa karıştırıcı sonuçlarını temizlemek yine bizim gibilere düşüyor. Ama buna sevindiğimi ve bununla böbürlendiğimi sanma sakın; ümmetin iman perspektifini gösteren bu gibi örnekler karşısında yalnızca içim eziliyor ve üzülüyorum.

Allah, bütün kulları için sonsuz merhamet sahibidir, bağışlayandır, esirgeyendir. Ve hiç kuşkusuz ki onun "cehennem"inin ya da "kabir azabı"nın bile vahşet kültürüne teşne düşük kalibreli insan belleğinin alamayacağı kadar hikmetli, şerefli, eğitici bir içeriği olacaktır.

Ben ilelebet buna inanacak ve bunu söylemeye devam edeceğim. Bu yola bu şekilde baş koyanlar var ise bilinsin ki hepsi kardeşimdir.

25/8/2006 | Kategori: bilgi | Yorum (14) | Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder


Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa

  1. Yazan: isimsiz | Tarih: 10/1/2009
    Konu: HEY YORUM YAZANLAR
    siz heralde olayı düz mantıkta görüyorsunuz ve size en cazip geleni alıyorsunuz ele. burda Allah ve kabir azabı ve ahiret incelenmemekte ve birşey söylenmemekte. düzgün okuyun şu yazıyı yarım yamalak deil:@ sinir oldum yorumların hepsine o kadar sacmalamıssınız ki. nyse herseyi iyi okuyup yazıyı sonuna kadar bakıp anlamanızı şiddetle soyluyorum

    Bağlantı >

  2. Yazan: salih taş | Tarih: 11/4/2008
    Konu: inanmıyanlara ibret olsun....
    selam aleyküm ey müslüman kardeşler.kim,ki kurban olduğum allahın varlığına ve hikmetlerine inanmıyorsa vay onun haline ozaman.şu resimde gördüğünüz çocuğun haline bakıpda yalan diyorsa ben sadece susuyorum....nediğimki allah ısla etsin ozaman inanmayan arkadaşları...allaha kurban olayım,ki bizlere son nefesimizde bile eshedu en la ilahe illallah ve eshedu enne muhammeden abduhu ve rasülühü demeyi nasip etsin inşallah.allahın selamı tüm müslüman kardeşlerimin üzerine olur inşallah.allaha emanet olun.kardeşlerim ve sapık olan kimselerle uğraşmayın allaha bırakın o şüpesizki hakkını engüzel verendir...

    Bağlantı >

  3. Yazan: kader | Tarih: 1/3/2008
    Konu: kabir azabı
    bence bu 18 yaşındaki çocuk 3 saatte bu hale gelmişse 40 ı çıkana kadar ne olurdu acaba,eğer bu gerçekse allah öbür dünyada bize de yardım etsin.Eğer yalansa bu resmi oraya koyanın allah belasını versin inş. rabbim onu o resimdekinin haline düşürsün.AMİN!!!

    Bağlantı >

  4. Yazan: isimsiz | Tarih: 31/10/2007
    Konu: allaha inanıyorsak bu bilimsel bir gerçektır
    ben bu gördüklerım karşısında şok oldum. gerçektende insanın etkılenmemesi hiç içten bile değildir allaha inancı olan ve musluman bir insanın inanması gereken bir konudur bu tartıştıgınız konu. kurani kerımde kutsal kitabımızda.zaten kabir azabı geçiyor.ve kurana inanıyorsak kabir azabınada inanmak zorundayız. bu bazı kişilerın inanmıyorum demeleri bizi kuşkulandırmasın,onlar zaten kendılerını dunya hırslarına ve kendılerını zevklerıne ve nefslerınede kaptırmışlar lütfen vede lütfen dinimize inancımız ve saygmız varsa bu inanmıyorum diyen kişilerin düşüncelerine ve bizi yanıtlma amaçlarına fırsat vermiyelim. ve bu yorumları yapan kişilerın bazı yanlış noktalarını anlatma gereği duydum. orda bir arkadaş pardoom o benım arkdaşım olamaz lafın gelişi arkdaşım diyorum işte evet diyorki orda o bedeni yanan kişinin özerınde bir dondanmı şortan mı basediyor o don mu şortmu benımde dikkatımı çekti ve iyicene bir gözden geçirdim o resimden gürülüyorki o çocugun özerındeki don don değil o kefenın yırtılmış bir kısmıdır zaten resime bakkan iyicene dikkat eden biri bunu anlıyor kefen yırtılmış bir şekıldedir lütfen o yorumu yapan resime iyicene baksın ve millete olmuş oalyları olmuyormuş gibi bir yorumda bulunmasınlar evet sayın yorumumu okuyan kişiler yorumumu okuyan herkese tşk ediyorum. ben inanıyorumki allaha inanan ve bu olayın gerçekliğinede inanmıştr bu yorumunu yanlış yapan kişiler üç beş kelımeyle kımseyi olmamış gibi kimseyi kandıramaz

    Bağlantı >

  5. Yazan: vildan | Tarih: 24/10/2007
    Konu: ALLAH hepimizi ıslah etsin!!!
    Bu olayın doğruluğunu bilemiyecem ama bu bi gerçek, kaçınılmaz son! Tabiki imanlı yaşayanlar hariç.imansızların vay haline.ALLAH (C.C) hepimizi ıslah etsin!!!
    Bu arada bu resim teröristlerin mezarda olacakları halin portresi.aynısı. ALLAH DAHA BETER YAPSIN!!!

    Bağlantı >

  6. Yazan: atakan | Tarih: 29/6/2007
    Konu: size acıyorum SAdece
    bir insanda inançolmazsa kabir azabına öldükten sonra dirilmeyi kafaları basmayan zavallılar için bu tarz şeyler hikaye masaldan ibarettir zaten ukala bir şekilde çokbilmiş havalarıyla bir yazı hazırlamış dinle müslümanlıkla alakaları olmayan tiplere kaldı zaten bunların ve neredeyse islam dininin yorumu da bunlara kaldı yarın kıyamet günü ak-kara orta çıkak o gün elbet gelecek görecegiz neyin ne olduğunu

    Bağlantı >

  7. Yazan: atakan | Tarih: 29/6/2007
    Konu: size acıyorum SAdece
    bir insanda inançolmazsa kabir azabına öldükten sonra dirilmeyi kafaları basmayan zavallılar için bu tarz şeyler hikaye masaldan ibarettir zaten ukala bir şekilde çokbilmiş havalarıyla bir yazı hazırlamış dinle müslümanlıkla alakaları olmayan tiplere kaldı zaten bunların ve neredeyse islam dininin yorumu da bunlara kaldı yarın kıyamet günü ak-kara orta çıkak o gün elbet gelecek görecegiz neyin ne olduğunu

    Bağlantı >

  8. Yazan: atakan | Tarih: 29/6/2007
    Konu: size acıyorum SAdece
    bir insanda inançolmazsa kabir azabına öldükten sonra dirilmeyi kafaları basmayan zavallılar için bu tarz şeyler hikaye masaldan ibarettir zaten ukala bir şekilde çokbilmiş havalarıyla bir yazı hazırlamış dinle müslümanlıkla alakaları olmayan tiplere kaldı zaten bunların ve neredeyse islam dininin yorumu da bunlara kaldı yarın kıyamet günü ak-kara orta çıkak o gün elbet gelecek görecegiz neyin ne olduğunu

    Bağlantı >

  9. Yazan: isimsiz | Tarih: 19/2/2007
    Konu: kabır azabı ceken genc
    boylesıne korkunc seyı ılk defa gordum lutfen sızden ıstedıgım sey kotu bır ınsan olmayın buyuklerınızınn kalbını kırmayın sızdemı boyle olacaksınız allah korusun bu sadece baslangıc obur dunyada ne olacagız ben gordum sok oldum ve agladım ıcımde kı korku gecmıyor obur dunya nasıl korkunc acabalutfen yapmayın ben muge

    Bağlantı >

  10. Yazan: sure34 | Tarih: 15/1/2007
    Konu: Site Admin
    yayınladığım bu ALİ MURAT GÜVEN'İN araştırmasında konu kabir azabının olup olmaması değil, milletimizin dini duygularını istismar edip bazı safsataların yalan yere milletimize inandırılmaya çalıştırlmasıdır.ve bu olaya insanlar araştırmadan çabucak inanmalıdır.
    burada en önemli suç tabiki bu yalan haberi yayandadır.
    İslamın böyle yalan haberlere ihtiyacı yok.İslamın en güzel kaynağı şüphesizki Kuran-ı Kerim ve Peygamber Efendimizdir.Sizlerinde söylediğiniz gibi kabir azabı vardır zaten.



    (Resulullah (a.s) buyuruyor:
    * Kabir ahiret menzillerinin birinci menzilidir. Kişi ondan kurtulabilirse, ondan sonrakiler daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa ondan sonrakiler bundan daha zordur, daha şediddir.
    * Kabir azabı haktır. Onlar kabirde azap çekerler, onların azabını hayvanlar işitir.
    * Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçedir veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur.
    * Manzaraların hiçbiri kabir kadar korkutucu ve ürkütücü değildi!.
    Ayetler:


    1- O sabah akşam ateşe sunulur. Kıyamet koptuğu gün de "Fir'avn ailesini azabın en çetinine sokun denilir." (40/46)


    2- Hatalarından dolayı boğuldular. Ateşe sokuldular. Kendilerine Allah'tan başka yardımcılar da bulamadılar." (71/25}


    3- "Allah inananları dünya hayatında da ahirette de sağlam sözle tesbit eder. Allah zalimleri de saptırır. Ve Allah dilediğini yapar. "(14 727) )

    böyle yalan haberler müslüman insanları zedelemekle birlikte İslam dinine olan görüşlerdede kötü sonuçlar yol açmaktadır.

    SİTE ADMİN



    Düzenleyen sure34 gün: 15/1/2007 saat: 22:50

    Bağlantı >

  11. Yazan: şenol | Tarih: 15/1/2007
    Konu: kabir azabı
    yorumları ve konuyu okudum, bunlardan sonra söyleyeceklerim kabir azabının gerçek olduğunu biz müslümanlar inanarak yazıyoruz, inanarak diyorum çünkü islam dini tamamen inanmaktır ve uygulamaktır. Eğerki bu konu hakkında yorum yapmak gerekirse kabir azabının islam inanışına göre gerçek olduğu ve ilk kabir azabının da tuvalet ihtiyacımızı giderirken üzerimize sıçrayan idrardan olacağıdır bu temizliğe dikkat etmezsek, böyle inandığımıza göre gerekli olan ihtiyacımızı giderirken bile üzerimize sıçrayan idrardan hesap sorulacaksa, tamamen nefsani davranarak parayla satın aldığımız alkol, zina vb. günah olarak kabul ettiğimiz durumlarda da bir şekil de cezalandırılacağız, burda mühim olan cesedin görüntüsü ve gerçek olup olmadığı değil inanmamız gerektiği gibi dinimizi anlayıp uygulamaktır. Ayrıca kabir de ruhumuz bedenimizden ayrı bir yerde bulunacaktır. Fakat bize yapılan cezaların acısını hem ruh hemde bedenimizce hissedeceğiz. Bir çok örneğide bulunmaktadır ki Yüce Allah yolunda giden imanlı yada evliya diye tabir ettiğimiz kimselerin Allah tarafından vücutlarına kabir de her hangi bir şekilde bu yılan olur yada başka bir şey tarafından zarar verilmediği bilinmektedir. Cezaların uygulanış şekillerinde insanlara göre farklı algılamalar ve istekler olabilir. Böyle düşünerek "eğer günahkar kul isek doğrusunu Yüce Allah bilir" bize uygulanacak ceza ve şekli değişmeyecektir. Sen işle günahı Yüce Allah' ı ve O' nun dinini tanıma ondan sonra tövbe etme dua etme ben ceza almayacağım diye düşün, eğer öyle olmuş olsaydı aklılarda haşa "Allah' ın adaleti yok" gibilerinden soru işaretleri oluşmazmıydı. GÖRMEK İSTEMEYEN KADAR KÖR YOKTUR.

    Bağlantı >

  12. Yazan: ela | Tarih: 5/1/2007
    Konu: kabir azabı
    saygıdeger ali güven beyefendi size sonuna kadar katılıyorum kabir azabı mutlaka vardır bunu reddetmek ne mümkünama mantıken yaklaşacak olursak bu konuya siznde bahsettiğiniz gibi azap bedene degilde ruha verilen bir acıdır bunu da kimsenin bilmesi yada görüntülemesi gibi bir olsılık yoktur mutlaka zihinleri karıştırılacak br olay evet amaç güzel aslında insanları ahirete yönlendirmek ama metot yanlış bence daha bilimsel yaklaşılmalı......saygılarımla

    Bağlantı >

  13. Yazan: MELEK | Tarih: 25/12/2006
    Konu: ooooooo
    fotografın yalan yada gercek olması önemlı degil önemli olan kabir azabının olması görünmese bile kabır azabına müstahak olanların topragın altında karşılaştıkları mükafat bu resımdekı gibi belkı daha fazla yada daha az tek fark onlar görünüyor. bir resım yayınlanabilir yalandan da olsa inanan herkes bilmeli kı kabir azabı kacınılmaz görünsede görünmesede var bununla ilgili ceşlitli ibret olaylarıda mevcuttur.BK ALİ İMRAN SURESİ

    Bağlantı >

  14. Yazan: isimsiz | Tarih: 24/12/2006
    Konu: kabir azabı
    kabir azabı hak olan bişeydir ve ben kesinlikle inanıyorum
    siz bunların hurafe olduğuna inanıyorsunuz ve diyorsunuz ki yalan...
    peki bu çocuğun hali gerçekten varsa gerçekten olmuşsa yine inananlar allah yoluna yönelir bu durumdan kurtulur yalan diyenlerde daha kötü neticeler alır o genç daha 18 yaşında ve 3 saatte bu hale gelmişse ya inanmayanların sonu ya anaya babaya saygısızlık edenlerin dini kurallara uymayanların inanmayıp yalan diyenlerin sonu nedir önemli olan bakmak değil görmektir arkadaşım allah hepimizi hidayete erdirsin yolundan ayırmasın unutmayın bu olaylar ya gerçekse (gerçek zaten)

    Bağlantı >